Günümüzün en çok tartışılan konularından olan, her gün bir şekilde maruz kaldığımız bu yapay zeka silsilesi nedir ve gelecekte nereye evrileceği gibi soruları kendinize hiç sordunuz mu? Her gün bu soruları sormamıza rağmen sürekli farklı yanıtlar alıyoruz. Neden mi? Hadi bu soruya beraber cevap vermeye çalışalım.

Teknoloji gelişmeye başladığından beri, insanlığa bahşedilmiş en büyük özellik olan düşünebilmeyi, cansız nesnelere aktarmak insanoğlunun aklında sürekli yer bulmuştur. Bu aktarma uğraşı tarihsel süreçte çok farklı çalışma ve iş prensipleriyle denenmiş ve halen denenmeye devam ediyor. Yapay zekanın gelişimine ait tarihsel süreci detaylı bir şekilde öğrenmek isterseniz ufak bir araştırmayla bulabilirsiniz. Bu yazıda aktarmak istediğimiz konu, yapay zekanın gelecekte nereye gideceğiyle ve sizin hayatınıza bu teknolojiye nasıl ayak uydurabileceğinizle ilgili.


Yapay Zeka Nedir? Yapay Zekanın Türleri Nelerdir?

Yapay zeka, herhangi bir canlı organizmadan faydalanılmaksızın, tamamen yapay araçlar ile oluşturulan, insan gibi davranışlar ve hareketler sergileyebilen makinelerin geliştirilmesi teknolojisinin genel adıdır.

Planlanan ve uygulanan iş çerçevesinde bakarsak yapay zekanın geliştirilmiş veya geliştirilmekte olan dört türü var. Bunlar:

  1. Tamamen Tepkisel
  2. Sınırlı Bellek
  3. Zihin Teorisi
  4. Kendinin Farkında Olan

Tamamen Tepkisel:

IBM Deep Blue 1997
IBM Deep Blue 1997 – Wikipedia

Tamamen Tepkisel dediğimiz tür yapay zekanın en basit formudur. Tecrübe bazlı değildir yani belleği olmadığı için geçmiş tecrübelere göre çıkarımlarda bulunamaz ve tek alanda uzmanlaşabilir. Bir zamanlar ekranlardan düşmeyen IBM firmasının Deep Blue adlı satranç bilgisayarı buna örnektir. (Deep Blue IBM tarafından satranç oynayabilen robot olarak 1993 yılında ilk maçına çıktı ve  L. B. Hansen’ı 1-0 yendi. 1996 yılına gelindiğinde ise dünya şampiyonu Kasparov ile ilk maçına çıktı. İlk maçında Deep Blue 4-2 yenildi fakat 1997 yılında yenilenmiş ve gelişmiş bir şekilde gelen Deep Blue, Kasparov’u 3-2 yenerek tarihe geçti adeta.)

Bu efsanevi maçın insan-robot gelişimine yansıması hakkındaki bu öğretici Ted konuşmasını da izlemenizi öneririm.

Sınırlı Bellek:

Sürücüsüz bir araç konsepti
Sürücüsüz bir araç konsepti – Google

Sınırlı bellek dediğimiz tür, geçmişten toplanılan bilgileri daha önce programlanan dünyaya ait bilgiler ile birleştirerek bunlara yakın, gelecekte karşılaşacağı eylemler hakkında kararlar alabilir. Örneğin; sürücüsüz araçlar ve dijital asistanlar(Siri, Bixby, Alexa) gibi.

Eğer kafanızda sürücüsüz araçların nasıl çalıştığıyla ilgili sorular varsa Tesla araçların otopilot sistemlerinin nasıl çalıştığı hakkında merakınızı giderecek bir video da buraya bırakıyorum.

Zihin Teorisi:

Zihin teorisi, bizi duygusuz dijital asistanların dünyasından kurtarıyor. Çünkü bu tür; insanın duygu ve düşüncelerini anlayabilen, insana cevap verebilen bir türdür. Hatta artık sadece insanları değil, kendi içlerinde de yani başka bir yapay zekanın durumunu ve değişimini anlayan, aynı zamanda tepki verebilen çalışmalar da var. Örneğin; ToMnet, diğer yapay zekaları anlayabilen yapay zeka olarak Londra’da geliştirildi. Bu gelişme bize hem zihin teorisinde ilerlediğimizi hem de dördüncü tür olan Kendinin Farkında Olan türe yaklaştığımızı da gösteriyor.


Kendinin Farkında Olan

Bu tür; zihin teorisinin bir uzantısıdır ve içlerinde en heyecan verici olandır. Çünkü bu tür diğerlerinin arasında kendi benliğinin farkında olan tek türdür. Kendi kendine düşünebilir, yazabilir; olaylardan kendi düşünceleriyle sonuç çıkarabilir, süper hisli dediğimiz insanın histerik yapısını anlayabilir. Heyecan verici değil mi? 🙂


Günlük Yaşantıda Yapay Zeka

Yapay zeka ve günden güne büyüyen gerçekliği her gün farklı yollarla bizi şaşırtmaya devam ediyor. Sürekli maruz kaldığınız bir haberi veya olayı düşünmenizi istiyoruz. Bir zaman sonra artık o olayın veya haberin etkisinin bir antibiyotik edasıyla azaldığını göreceksiniz. Fakat bu durum yapay zekada geçerli değil, çünkü yapay zeka artık göz ardı edebileceğimiz bir konu değil. Biz farkında olmasak bile hayatlarımızın içine girdi ve hiç farkında olmadığımız alanları değiştirir ve geliştirir hale geldi.

  • Tıp dünyasında asistan doktor kavramı bir insandan artık bir yapay zeka modeline aktarıldı. (Google AI)
  • Hukuk alanına trajikomik bir şekilde girişimde bulundu ve DoNotPay Avukat Robot olarak tam tamına 250 bin dava üzerinden 160 bin dava kazandı.(Burada direkt savunma yapan bir robottan bahsetmiyoruz. Bir sohbet botu ve 250 bin kişinin park cezaları ve türlü davalar üzerine şikayetlerini değerlendiriyor. Bu değerlendirmeler sonucunda size karşı dava açabilmenizde yol gösteriyor. 19 yaşındaki Standfordlu bir öğrenci olan Joshua Browder park cezalarıyla gereğinden çok karşı karşıya kalması üzerine yazmış.)
  • Oyuncu arkadaşlarımızın yakında takip ettiği RTX kartlarla gelen Ray-Tracing(Işın İzleme) özelliğini oluşturan en önemli alt özelliklerden biri DLSS(Deep Learning Super Sampling) özelliği de yapay sinir ağlarına dayalı çalışma sergiliyor.
  • Siber Güvenlik alanının vazgeçilmezi olan güvenlik duvarları derin öğrenme kullanarak gelecek tehditlere karşı sistemi koruyor.
  • Kişiselleştirilmiş deneyim adı altında müşteriden toplanılan verilerden oluşturulan müşteri odaklı sistem yapılandırmalarının vazgeçilmezi yine yapay zeka.(Makine Öğrenimi ve Derin Öğrenme)

Tehdit mi? Geleceğin Teknolojisi mi?

Yapay zeka ve gelecekte belli meslek gruplarını işinden edeceği hakkında çıkan haberler ve makaleler günden güne artıyor. Bu durum şu soruyu da akıllarımıza getiriyor: “Bu gidişat bizi korkutmalı mı? Yoksa yeni fırsatlara yelken açacağımız için heyecanlandırmalı mı?” Sorunun cevabı ne kadar zor görünse de basit. Günümüzdeki işlerin birçoğu rutine bağlanmış, yaratıcılıktan yoksun, aslında yapay zekayı kullanan robotların yapabileceği işler. Evet, yapay zeka bu tarz işlerin yerine alabilir, fakat yaratıcılık gerektiren alanlarda yapay zeka, henüz o kadar da gelişmiş değil. Bu da bize gösteriyor ki, insanoğlu yaratıcılığını kullandığı alanlarda bayrağı biraz zor kaptıracağa benziyor. Siz hangi alanda çalışmayı düşünüyorsunuz? Meslek seçiminizde, kariyerinizi yönlendirirken diğer insanlardan ve artık robotlardan farklılaşarak neler yapabileceğini keşfetmeniz gerekiyor.

Bu konuyla ilgili daha detaylı bir araştırma için bu linki ziyaret edebilir veya Martin Ford‘un Robotların Yükselişi adlı şaheserini okuyabilirsiniz.


Peki ben ne yapabilirim?

Designed by vectorpouch / Freepik

Her gün farklı alanlardan hızlı ve sürekli gelen bu değişimler insanı bunun bir parçası olmaya itiyor adeta. Böylelikle ne yapmamız gerektiği sorusunu da beraberinde getiriyor. Bunun için birkaç tavsiyemiz var:

1 – Teknoloji hakkındaki İngilizce haber, blog yazılarını ve Youtube’daki videoları takip edebilirsiniz. (welcome.ai, New Scientist, National Geographic, Barış Özcan vb.)

2 – Udemy, Coursera vb. platformlardan eğitim satın alın veya bedava olan bilgilendirici eğitimlerden faydalanın.

(Bazı eğitimler için promosyon kodu paylaşılıyor. Çok ucuza veya ücretsiz bir şekilde bu eğitimleri temin edebiliyorsunuz.)

3 – Self-learning(Kendi kendine öğrenme) kavramının inceliklerini araştırın ve ileride hangi mesleği düşünüyorsanız düşünün, bu kavrama hayatınızın her anında ihtiyaç duyacağınızı unutmayın bu yüzden bu yeteneğinizi geliştirin.

4 –  Akıl almaz hızda gelişen robotlar ve/veya yapay zeka sayesinde bundan 50 sene sonra, günümüzde idame ettirdiğimiz mesleklerin %80’inin ortadan kaybolacağı, kalan %20’nin de günümüzdeki manasıyla varlıklarını sürdüremeyeceği belirtilmektedir. Fakat yaratıcılık gerektiren mesleklerin bir çoğunun 50 sene sonra hayatta kalacağını söyleyebiliriz. Bu yüzden yaratıcı tarafınızı ve yeni bir şey üretme arzunu sürekli beslemenizi öneririz.

5 – Yapay Zeka hakkında daha kapsamlı ve farklı bilgiler öğrenmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ettiğimiz kitaplar şu şekilde:

  • Master Algoritma – Pedro Domingos
  • Robotların Yükselişi – Martin Ford
  • Ben Robot – Isaac Asimov (Bilim kurgu severlere özellikle öneririz.)
  • Yapay Zeka Uygulamaları – Prof. Dr. Çetin Elmas
  • İnsanlık 2.0 – Ray Kurzweil
  • Bir Zihin Yaratmak – Ray Kurzweil
  • Aslında O Kadar Da Akıllı Değilsiniz – David McRaney

Peki bugün bu büyülü dünyaya bir adım atmaya ne dersiniz? Mesela Udemy’den bir kursa kaydolarak, diğerlerinden nasıl farklılaşacağınızı düşünerek işe başlayabilirsiniz devamı da yavaş yavaş gelecektir.


burs ara görseli
Burs mu arıyorsun? O zaman tıkla!