Uzay turizmi ve taşımacılığı ifadesi bize çok yeni bir kavram. Aslında, temelleri yıllar önce atılmış ve kapılarını bizlere bulunduğumuz yüzyılda açan uzayın ve uzay endüstrisinin çok gelişeceğini öngörmek mümkün. Gelin hep beraber nelerin değiştiğine bakalım!


Uzay Çalışmaları Tarihi

Bilimkurgu eserlerinden ilham alan araştırmacılar, özellikle Jules Verne’in Ay’a Seyahat isimli kitabından ilham alarak 20. yüzyılın başlarında gezegenler arası seyahat üzerine büyük bir çalışma başlattılar. Bu çalışmaların neticesinde, Soğuk Savaş döneminde bir güç gösterisi haline gelen devletlerin uzay yarışı başlamış oldu.


ay'da astronot

Uzayda Yaşanan Gelişmeler

Uzay Yarışı, 1957 yılında ABD ve Sovyetler Birliği’nin resmi olarak uzaya yapay uydu fırlatacaklarını duyurduklarında başladı. Uzay Çağının kapısını aralamak isteyen ülkeler, ilk uyduyu fırlatma konusunda bir yarışa girdiler. 

4 Ekim 1957 yılında Sovyetlerin Sputnik-1 isimli uyduyu yörüngeye fırlatmasıyla dünyanın ilk yapay uydusu uzaya gönderildi. Bu gelişme ile ABD, bu durumda uzay yarışında geri kaldığını düşündü ve o dönem Sputnik krizi ismi verilen bir kriz oluştu. Sovyetlerin uzaydan nükleer bir silah göndereceği şeklinde çeşitli düşünceler ABD halkını sarmıştı.

Bunun devamında Sovyetler Birliği, Sputnik-2 isimli uydusunda Laika isimli bir köpeği de göndererek ilk canlı taşıyan uydu ünvanını kazanmış oldu. Böylelikle Sovyetler, o dönem uzay yarışının kazananı olarak sayıldı. 

ABD’nin Explorer adını verdiği programda Explorer-1, 1958 yılında fırlatılarak ABD’nin ilk yapay uydusu oldu.

1961 tarihine geldiğimizde ise uzaya insan gönderme çalışmaları hız kazandı. 1968’in baharında Sovyetler Birliğinin kozmonotu Yuri Gagarin, dünyanın etrafındaki bir yörünge ile uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Böylelikle uzaya gönderilen ilk insan ünvanını kazanmış oldu.

ABD aynı dönem Merkür alt yörüngesine astronot Alan Shepard’ı gönderdi.   

Sovyetlerin Vostok ismini verdikleri bu programda toplam 6 kozmonot uzaya gönderildi. Bu durum ABD’de panik havası yarattı ve dönemin başkanı John F. Kennedy Apollo programını duyurdu. J. F. Kennedy’nin amacı aya astronot göndermekti. 

1969 yılında ise bu hedef Apollo programının Apollo 11 görevi ile başarılı oldu. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin aya ilk ayak basan insan unvanını elde etmiş oldu.

Daha sonra ABD ve Sovyetler aradaki buzları eritme döneminde, uzayda ortak bir proje geliştirmek üzerine çalışmalara başladı. Bu dönemde ise Apollo-Soyuz görevi geliştirildi. Bu görev ile ilk uluslararası insanlı uzay uçuşu unvanı kazanılmış oldu.

Bütün bu gelişmeler ile başlayan uzay keşif süreci, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun kurulmasıyla uzay keşif çalışmalarının devamlılığını sağladı.


Devletlerin Yarışından Özel Sektöre Geçiş

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun kurulmasının ardından bu istasyonda gerçekleşen araştırmalara, testler ve projelere özel sektörden şirketlerin destekleri de gecikmedi. 

Bu şirketlerin en popüleri olan SpaceX, NASA ile bir anlaşma imzalayarak hız kazandırıcı roket çalışmalarına başladı. NASA tarafından desteklenen bu programın sözleşme detaylarında Uluslararası Uzay İstasyonuna erzak ve kargoyu taşıyacak en az 12 görev bulunuyordu.

Bu uçuşları gerçekleştirebileceğini kanıtlamak ve test etmek üzere SpaceX, COTS İspat Uçuşu 1 adını verdiği ve Dragon kapsülünü kullandığı görevi başarılı bir şekilde sonlandırarak uzay uçuşu yapan özel sermaye ile kurulmuş ilk şirket olma unvanını kazandı. 


Milyonerlerin Uzay Turizmi ve Taşımacılığı Yarışı 

uzay turizmi ve taşımacılığı: yeni bir çağ!

Özel sektörün uzay keşif çalışmalarına katılmasından sonra milyonerler, yeni bir vizyon edinerek kendi aralarında bir uzay yarışına başlamış oldu. 

Amazon’un kurucusu Jeff Bezos (Blue Origin), Virgin Grup’un kurucusu Richard Branson (Virgin Galactic) ve Paypal’in kurucusu Elon Musk (SpaceX) bu yarışın başını çekmektedir. 


Uzay Turizmi ve Taşımacılığı Nedir?

Basitçe uzay turizmi ve taşımacılığı, sivillerin uzayda zaman geçirmesine olanak sağlar. 

Uzay turizmi üçe ayrılır. 

  • Orbital 
  • Suborbital 
  • Ay

Bu hizmeti sadece 2009 yılına kadar Rusya Uzay Ajansı sağladı. Rusya’nın sağladığı bu hizmet, 2001 ve 2009 yılları arasında Uluslararası Uzay İstasyonuna 7 kişi taşıdı. Bu taşımanın maliyeti her bir yolculuk için 20-25 milyon dolar arasındaydı.

SpaceX tarafından uzaya gönderilen ve Dragon ismi verilen kapsül aynı zamanda NASA ile mürettebat taşımak üzere bir anlaşma imzaladı. 30 Nisan 2020 tarihinde başarılı bir şekilde Uluslararası Uzay İstasyonuna iki NASA astronotunu taşımayı başaran kapsül, aynı zamanda uzay turizminin kapılarını özel sektöre açmış oldu.

Bu yolculuğun tamamını izlemek isterseniz, Barış Özcan’ın simultane çeviri ile hazırladığı canlı yayını izleyebilirsiniz.


Uzay Turizmi ve Taşımacılığındaki Gelişmeler

SpaceX’in bir diğer hedefi ise Mars’ta bir koloni kurmak. Bunun başlangıç ayağı olarak Mars yüzeyinde NASA’nın yapacağı araştırmalar için NASA ile iş birliğine gidildi. Dragon kapsülü ve Falcon Heavy roketi kullanılarak Mars yüzeyinde çeşitli araştırmalar yapılacak. 

SpaceX’in uzay turizmi ve taşımacılığındaki ilk adımı ise 2023 yılında uzaya göndermeyi planladığı Japon milyarder Yusaku Maezawa ve davet edeceği sanatçılar olacak. Planlanan görev gerçekleşirse Japon milyarder ve misafirleri uzayın ilk özel şirketle taşınan turistleri olacak.

Yusaku Maezawa, bir röportajında sanatçıları uzay seyahatine davet etmesinin nedenini onların uzaydan alacakları ilham ile Dünya’ya geri döndüklerinde ortaya çıkaracakları eserlerine duyduğu merak olarak belirtti. 

Blue Origin ve Virgin Galactic şirketleri ise web siteleri üzerinden planladıkları uzay gezisi görevleri için koltuk rezervasyonu almaya başladı bile. Gerekli koşulları sağladıkları takdirde sivil astronot olarak geçen uzay turistlerini uzaya taşımaya başlayacaklar.   

Virgin Galactic şirketi, geliştirdiği SpaceShipTwo aracı ile suborbital uzay yolculuğu planlıyor ve aynı anda 6 yolcu taşıyabiliyor. Her koltuğun ücreti ise 250 bin dolar. 

Özel sektörü kalkındırmak ve uzaya olan ilginin artmasını sağlamak NASA’nın yeni hedefi. Uzayda bir film çekmeyi planlayan Tom Cruise’un açıklamasının ardından NASA yöneticisi, gereken bütün desteği sağlamaktan mutlu olacağını belirtti. 

NASA yöneticisi attığı tweet ile popüler medyanın yetişecek bilim insanlarına ve mühendislere ilham olmasını umduğunu söyledi.

Bütün bu gelişmeler ile uzay turizminin kapılarının özel sektöre açılması bizlere yeni bir serüvenin kapılarını aralıyor. Bu turizmin ülkeler için gelecekte yeni bir kaynak olabileceği, bu sektörde binlerce insanın istihdam edilebileceğini ön görebiliyoruz. Uzay turizmin gelişimini takip etmek ve teknolojilerinden haberdar olmak geleceğin mesleklerini anlama açısından yardımcı olabilir. 


burs ara görseli
Burs mu arıyorsun? O zaman tıkla!