Hızla gelişen teknoloji, gelişen dünya bireylerinde hayatını, davranış biçimlerini ve yaşam şartlarını etkilemiştir. İnsanlar artık üretici kısmından, hızla tüketici konumuna geçmiştir. Bu durumla birlikte bireyler arasında hızla iletişimsizlik sorunu ortaya çıkmış ve insanlar artık birbirlerini dinlemeden yargılamaya, konuyla alakalı bilgileri bile olmadan eleştirmeye başlamışlardır. Bu durumda kişiler arasında ‘çatışma’ kavramını ortaya çıkartmıştır. Marshall B. Rosenberg 1950 yıllarında kendi yaşamından gördüğü sözlü, sözsüz şiddetten ötürü ‘şiddetsiz iletişim‘ kavramını ortaya çıkartmış ve geliştirmiştir. Bizlerde sizler için araştırdık ve en sade haliyle aktarmaya, anlatmaya çalıştık. Şimdiden keyifli okumalar dileriz.

Bu yazıyı yazmamızın amacı,  şiddetsiz iletişimi en ayrıntılı haliyle anlatıp açıklayabilmek. Sizlerin daha sağlıklı iletişim kurabilmenizi sağlamak. Hayatınızın her alanında, her konumda iletişim halindesiniz ve bu iletişim halini en etkili en faydalı şekilde ilerletmek sizlerin elinizde. Haydi gelin ‘şiddetsiz iletişim’ kavramını ayrıntılı olarak ele alalım.


Şiddetsiz İletişim Nedir?

Şiddetsiz İletişim; 1950 yıllarında Amerika’ da yaşayan hümanist psikolog Marshall B. Rosenberg tarafından ortaya çıkmıştır. İnsanlık olarak, geçmişten günümüze çocukluğumuzdan gençliğimize, gençliğimizden yaşlılığımıza kısacası hayatımızın her alanında şiddetli iletişime yönlendirildik. En basitinden, yargılamayı, olumsuz olarak sorgulamadan eleştirmeyi, karşımızdaki kişinin fikirlerine ve birey olarak kendisine saygı duymamayı, empati kurmamayı, kendi yaşadıklarımızı karşımızdaki kişinin yaşadıklarıyla kıyaslamayı veya abartmayı öğrendik, öğretildi de diyebiliriz. Çünkü toplum olarak; yukarıda belirttiğimiz şefkati ve sağlıklı iletişimi önleyen davranışlar, küçüklüğümüzden bu yana bizlere normal davranışlarımızmış gibi gösterildi.

Hatta artık öyle hal aldı ki; karşımızdakiyle bir konu konuşurken verilen tepkiler, mimikler veya kullanılan kelimeler, ses tonumuz karşımızdaki kişiyi üzebiliyor ve bunu fark ettiğimizde yine sorunu kendimizde aramayıp karşımızdaki kişiye ‘çok alıngansın’ diyoruz. Sorunun nedenini yine kendinizde değil farklı bir kişide arıyoruz. Bu durum sonucunda, aslında kendi kendimize zarar veriyoruz.


Şiddetsiz İletişim Neyi Savunur ?

Şiddetsiz iletişim; iki bireyin karşılıklı olarak  anlayışlı şekilde birbirlerini dinleyerek sağlıklı bir iletişim kurmalarını ister. Dürüstlüğü ve empatiyi içerir. Kişi, kendi ihtiyaçlarını gözetirken karşısındaki kişininde ihtiyaçlarını gözetebileceğini, sorunların veya anlık olan olumsuz olayların üstesinden birlikte dinleme, anlama yoluyla uzlaşarak gelinebileceğini savunur.


Şiddetsiz İletişimin Amacı

Amacı paylaşarak, empati kurarak kişilerin birbirleriyle anlaşmasını sağlamak daha huzurlu daha yaşanabilir bir dünya ve yaşam alanları oluşturmaktır. Şiddetsiz iletişime göre ödül ve ceza varsa çatışma çıkar, bunun yanında eğer birbirimizi anlarsak uzlaşabiliriz.

Ödül ve ceza kavramını ayrıntılı olarak ele alalım. Baktığımızda bir işin bir olayın sonunda ödül veya ceza varsa o işte veya olayda kesinlikle yarış, çatışma vardır. Elbette her rekabet ortamında çatışma olacak diye bir kural yok, fakat duruma baktığımızda, o ortamda bir tarafta ödülü kazanan taraf varken diğer tarafta ödülü kaybetmiş ve “cezayı haketmiş” bir taraf vardır, yani söylediğimiz gibi öyle bir ortamda genellikle şiddetli iletişim vardır. Hatta iletişimsizlik ve isteyerek veya istemeyerek bir çatışma durumu vardır diyebiliriz. Fakat bu durumun malesef ki farkında bile değiliz ve farkında olmadığımız için de değişme isteği ve çabamız yok. Çatışmanın yerine uzlaşmak, sağlıklı bir iletişim kurarak birbirlerini tebrik etme yoluna yönelmek, bizlere huzur dolu bir yaşam alanı yaratacaktır. Şiddetsiz iletişimin de savunduğu şey tam olarak bu huzur alanıdır.

Çoğumuz  şiddetsiz iletişimi sadece vurmanın kırmanın ve fiziksel şiddetin olmadığı bir iletişim zannediyoruz, fakat sizler de biliyorsunuz ki durum öyle değil. Sözlü, sözsüz, fiziksel olarak karşınızdaki kişiye zarar vermek… İsteyerek veya istemeyerek yaptığımız her eylem karşımızdaki kişiye zarar veriyorsa şiddet içerir, içerisinde fiziksel bir vurma eylemi olmasa da en küçük bir mimiğimiz bile şiddet içerebilir.

Bu durumu bir örnekle ele alabiliriz… Dinleme hakkı tanımıyoruz ve öyle zamanlar geliyor ki en dinlememiz gereken yerde dinleme hakkı tanımadığımız için dinlenmiyoruz. Sakince oturup beş dakika dahi biribirimizi dinlemediğimiz için sorunlar büyüyor. Hatta yeri geliyor sırf birbirimizi gerçekten dinlemediğimiz için çiftlerimiz ayrılıyor, arkadaşlarımız  küsüyor, ortaklar işini ayırıyor.


Peki neden?

Çünkü ne biz ona dinleme hakkı verip,  kendimizi onun yerine koyduk ne de karşmızdaki kişi bize dinleme hakkı verdi veya bizimle empati kurmaya çalıştı.

İşte bu sebeple şiddetsiz iletişim kişinin sadece kendisini değil çevresini de düşünmesini, dinlemesini, karşısındaki kişiyi anlayarak, empati kurarak sağlıklı bir iletişim kurmasını ister.

Şiddetsiz iletişim kişiler arasında ayrımcılık, haklı haksız, iyi kötü veya doğru yanlış ayrımı yapmaz. Ayrımcılığın ötesinde şefkatle dolu bir dünyayla, insanların her anlamda eşit ve objektif olarak ele alındığı yönüyle ilgilenir. Ayrıca kişilere etki tepki arasındaki o ince çizgiyi fark ettirip kontrollü iletişim kurmalarını sağlar. Yani kişilere farkındalık kazandırır. Çünkü olay esnasında birey ne yaptığını ve ne yapması gerektiğini kontrol edemeyebilir. Şiddetsiz iletişim olay öncesi, ortası veya sonrasında kişinin kendini durdurabilmesini, kontrol edebilmesini ve ona göre sağlıklı iletişim kurmasını sağlar. Yani bi nevi bireyi uyandırır, bireye ‘ben ne yapıyorum?’ algısı aşılar.

Evet yazımız boyunca sizlere şiddetsiz iletişimin tanımından, amacından, savunduğu maddeye kadar detaylıca bahsettik, sıra geldi anlattıklarımızı uygulamanıza yardımcı olmaya.


Nasıl Şiddetsiz İletişim Kurabilirim ?

Şiddetsiz iletişim kurabilmek için öncelikle bunu içten istemeliyiz, bizler gerçekten değişmek istemezsek hangi kursa gidersek gidelim veya hangi yazıyı, kitabı okursak okuyalım değişmeyiz. Şimdi gerçekten değişmek istediğinizi varsayaraktan devam edelim. Çok şanslıyız ki içinde bulunduğumuz dönem de şiddetsiz iletişimi anlatmak şiddetsiz iletişim kurabilmek, projeler geliştirip bizlere anlatmak isteyen bu durumu mesleği haline getirmiş eğitmenler ve eğitim veren bir sürü dernek var.

  • Şiddetsiz iletişim kurabimek için konuyla ilgili Marshall B.Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim bir Yaşam Dili ve Çatışma Ortamında Barış isimli kitaplarını okuyabilirsiniz.
  • Şiddetsiz iletişim konusunu anlatan seminerlere kurslara katılıp alanında uzman kişilerle sohbet edebilirsiniz.  
  • İnternetteki şiddetsiz iletişimi kapsayan videoları izleyebilirsiniz.
  • Çevrenizdeki kişilerle şiddetsiz iletişim üzerine sohbet edip aslında her şeyin ne kadar kolay anlaşılabilir olduğunu kendiniz görebilirsiniz.

İnsanlarla daha iyi iletişim kurabilmenin en önemli yollarından olan şiddetsiz iletişimi en başından adım adım sizlere aktardık. Şiddetsiz iletişim’in ne olduğunu, amacını, neyi savunduğunu ve nasıl öğrenebileceğinizi yazdık. Nasıl öğrenebileceğinizi de öğrendiğinize göre şimdi adım atma zamanı!